24 Haziran 2011 Cuma

reddedişler - 1



Neden bilmem ama tatlı bir telaşın, bir heyecanın, özellikle hayran olunası bir bilgi veya güzel bir haberin, olayın üzerimde tuhaf etkileri var. Gözlerimin dolması, sesimin dalgalanması, titremesi, dudaklarımın gülümsemek istercesine ısrarla kıpırdanması gibi...

Bunlar engel olabileceğim etkiler olmadığı gibi daha çok vücudumun olaylara verdiği bir reaksiyon bence... Böyle anlarda beynimin, havsalamın kaldırabileceklerini bedenimin -bana ihanet eden kör olasıca bedenimin- kaldıramayacağını hissediyorum.

Üstümde bana uymayan, heyecana ve hüzne dayanıksız bu kalıpla ruhumun ne kadar ilerleme kaydedebileceği sorusuysa benim için cevapsız sorulardan biri, her ne kadar tahmin edilebilir bir cevap olsa da...

Aslında işin özü bütün insanlık için geçerli bir çaresizlikte yatıyor. Bir bedenin ihtiyaçları, keyifleri, sınırlayıcılığı, olmak istediğimiz kişi olma yolunda hepimiz için birer engel. Hayatın bir engelli koşu olduğunu kabul edersek, bence haddinden çooook uzun bir koşu bu...

Mesela benim ruhum aslında şöyleyken,



ben sıradan bir bedenin içinde hapsolmuş durumdayım. Özellikle bana verilen bu bedenin beyninde hatırlamaya ve ezberlemeye yarayan bölüm çok zayıf kalmış... Kime şikayet edebilirim ki?

H.K.Ş
20.06.11

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder